• Oğuz SOYSAL PKK Hakkında Bilinmeyenler ve Çözüm 24 Mart 2016 Perşembe soysalnet@mynet.com Oğuz SOYSAL
    PKK hakkında bugüne kadar birçok şey yazıldı, çizildi, tartışıldı. Çeşitli çözüm önerileri getirildi. Bu terör belası bir şekilde ortadan kaldırılmaya çalışıldı ama bu konuda ciddi ilerlemeler olduğu pek söylenemez.

    PekiPKK’ya karşı ne yapılmalı? 

    Bu sorunu cevabı ise en başta bu terör örgütünü doğru tanımakla başlar. 

                                                                                            *** 

    Gözden kaçırılan en önemli noktalardan biri, örgütün komünist bir ideolojiye sahip olduğu gerçeğidir. Ne yazık ki bu yönleri pek fazla bilinmemekte ve dile getirilmemektedir. Böylesine önemli bir konudan bahsetmeyip ‘’hakları için mi savaşıyorlar, ezilenlerin mücadelesi mi, Kürt sorunu mu…’’ gibi bu temeldeki tartışmalar bizi bir yere götürmemektedir.  

    PKK; MARKSİST-LENİNİST-KOMÜNİST BİR YAPILANMADIR 

    Abdullah Öcalan’ın hazırladığı 1978 yılında yayınlanan Parti Programında, PKK’nın amacından şöyle bahsedilmiştir: 

    ‘’Kürdistan, sömürgeci 4 devlet Türkiye, İran, Irak ve Suriye tarafından dörde bölünmüştür… Asgari hedef, sömürgeciliği yıkarak bağımsız, demokratik ve birleşik bir Kürdistan devleti kurmaktır. Azami hedef, Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir devlet kurmaktır…’’ 

    Öcalan, başka sözlerinde de Marksizm-Leninizmden bahsetmiş. Hatta kendisini Lenin’le eşdeğer görmüştür: 

    ‘’PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonra açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine şekillenecektir.’’ 

     ‘’Lenin 1900’de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum’’ 

     Peki, Marksist-Leninist-Komünist ideolojiye sahip PKK neleri hedeflemektedir? 

    PKK, DEVLET KAVRAMINI REDDEDER 

    Lenin: 

    ‘’Devlet öğretisi, toplumsal ayrıcalığı, sömürünün varlığını, kapitalizmin varlığını haklı kılmaya hizmet eder.’’ 

    ‘’Devlet, bir sınıfın bir başka sınıf üzerinde egemenliğini sürdürmesinin bir makinesidir.’’ 

    Komünizme göre devlet, geçici süre var olmalı, ilerleyen süreçlerde ortadan kalkmalıdır. Komünizm, dünya hakimiyetini esas alır. Bu hakimiyet sağladıktan sonra sınırların kalkması ve dolayısıyla devletlerin ortadan kalkmasını amaçlar. 

    PKK, DİNİ REDDEDER 

    (Allah’ı ve dini tenzih ederiz) 

    Karl Marx: 

     ‘’İnsanların mutluluğunun ilk koşulu, dinin ortadan kaldırılmasıdır.’’ 

    Lenin: 

    ‘’Ateist olmak her komünist için kuraldır.’’ 

    ‘’Dine karşı gerçekçi bir ideolojik mücadele başlatmak görevimiz olmalıdır.’’ 

    Abdullah Öcalan: 

     ‘’Bizim din ile ilişkimiz yok. Halkımız Tanrı’dan, ideolojiden kopmalıdır. Ben çok uğraştım. Sonunda Tanrı’dan koptum. Tanrı’yı aştım. Böylece Abdullah Öcalan olabildim. İslam kadınımıza bir şey vermemiştir. Bunun yerine sosyalist ahlakı koyacağız.’’ 

    ‘’Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalım yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum.’’ 

    ‘’Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur.’’ 

    Yukarıdaki sözlerden de anlaşılacağı gibi Marksist-Leninist-Komünist yaklaşım, dine karşı büyük bir nefret besler ve dinsiz, ateist bir toplum hedeflemektedirler. 

    PKK, taktik olarak din düşmanı olduğunu belirtmemektedir. Çünkü bu görüşleri açığa çıkarsa kendilerine destek veren kitlelerde büyük azalmalar olacağı ortadadır. 

    PKK, AİLEYİ REDDEDER 

    Abdullah Öcalan: 

    ‘’Bizde bir kargaşa olan aile, düşüncenin gömüldüğü, iradenin yapboz tahtasına çevrildiği, insanımızın paramparça edildiği, dağıtıldığı bir şeytan üçgenidir…’’ 

    ‘’Aile kurumunun tehlikelerini, tarihe karışabilir mi diye tartışıyorlar. Sallantılı bir çekirdek aile durumu ortaya çıkmıştır. Kapitalizmin ortadan kalkmasıyla birlikte bu anlayışın kendisi de ortadan kalkacaktır.’’ 

    Komünizme göre aile kavramı devreye girdiğinde kişi, öncelikli değerlere hizmetini azaltması, vaktini aileye ayırması sebebiyle aile kavramı, gereksiz hatta zararlı görülür. 

    PKK, TERÖRÜ ŞART KOŞAR 

    Lenin: 

    ‘’Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak… Devletin hazinelerinden paraları almak… Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürmek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır.’’ 

    ‘’Terörü prensip olarak hiç reddetmedik ve hiçbir zaman da reddetmeyiz.’’ 

    ‘’Bazı kimseler bizi zalimliğimiz sebebiyle ayıpladıkları zaman, bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahi nasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz.’’ 

    Dolayısıyla halkımıza terör uygulayan PKK’ya ‘’Allah’tan kork, vicdanın yok mu?’’ şeklindeki yaklaşımlar etkili değildir. 

    Marksist-Leninist-Komünist bir yapılanma olan PKK’nın silah bırakması düşünülemez. PKK’nın eski kurucularından Şemdin Sakık’ın bu konudaki açıklamaları önemlidir: 

    ‘’Örgüt; her ateşkes ilan ettiğinde bunu barış için, sorunların diyalog yoluyla çözümü için yaptığını halka duyurdu. Ama pratik gerçeklik bunun tam tersi istikamette gelişti. Her ateşkes sonrasında silahlı militanların eğitimi, silahlandırılmaları, gerekli alanlara kaydırılmaları, mevzilendirilmeleri, belli faaliyetleri ve planlamaları yoğunluk kazandı. Yani her ateşkes aslında barış için değil, kesin olarak daha gür, daha yaygın ve daha yakıcı, daha yıkıcı bir ateş gücü için kullanıldı. Ve dikkat edilirse her ateşkes sonrasında daha şiddetli çatışmaların, daha büyük çaplı eylemlerin ortaya çıktığı görülecektir.’’    

    PKK, KADINLARI AŞAĞILAR 

    (Kadınları tenzih ederiz) 

    Kürt kadınlarının çoğunun bedenleri ölü, kokuşmuş, soğuk ve çok kabadır. Fizikleri biraz böyledir, ruhları donuktur. Fikir düzeyi hiç yoktur… Bir papağan kadar bile sözcükleri tekrarlayamaz. ( Abdullah Öcalan) 

    Şu an taktik olarak kadınlara sahip çıktıklarını ifade etmektedirler. Bu durum sadece ve sadece ikiyüzlülüktür. PKK, kadınlara yönelik bu yaklaşımındaki sebep, militan ihtiyacını karşılamak ve desteğini aldığı Batı’ya karşı sempatik görünmek içindir. 

    ASIL HEDEF: KOMÜNİST KÜRDİSTAN 

     

    Resim 

     

    PKK’nın asıl amacı, ülkemizin Güneydoğu ve Doğu’sunu da içine alan Komünist Kürdistan’ı kurabilmektir. ‘’Özerklik ya da özyönetim istiyoruz’’ şeklindeki talepler, bölünme öncesi aşamadan başka bir şey değildir. Devletimizi sözde ‘sömürgeci’ olarak adlandırmaktadırlar. Kendi anlayışlarına göre sömürgeci bir devletin özerk bölgesi olarak kalmak da istemeyeceklerdir.   

    PKK, şunu çok iyi bilmelidir ki; VERECEK OLDUĞUMUZ TEK KARIŞ TOPRAK DAHİ YOKTUR. 

    ÇÖZÜM   

    • Devletimiz, caydırıcı yöntemlere başvurmalı. Ordumuz en son teknolojik silahlarla donatılmalı. Bu konuda hiçbir masraftan kaçınılmamalı 

    • Devletimiz gerekirse milli seferberlik ilan etmeli 

    • PKK ve türevi örgütlere karşı operasyonlar aralıksız sürdürülmeli, nefes dahi almalarına izin verilmemeli 

    • Koruculuk sistemi güçlendirilmeli. Devletimiz her zaman korucularımıza sahip çıkmalıdır 

    • Milli Eğitim Bakanlığı, okullarımızda PKK’nın yanlışlığına dair eğitim vermeli 

    • Belediyelerimiz terör örgütü PKK’ya karşı konferanslar düzenlemeli, billboardlara reklamlar asmalı 

    • Basın ve yayın organları çok aktif bir şekilde kullanılmalı. PKK’nın ideolojisinin yanlışlığı anlatılmalı. Temelinde Marksist-Leninist-Komünist bir yapılanma olduğu, ateizmi savunduğundan bahsedilmeli. PKK’nın ateist, Kürt kardeşlerimizin ise müslüman olduğu vurgulanmalı ve PKK’nın Kürt kardeşlerimizin temsilcisi olmadığı konusu üzerinde önemle durulmalı 

    • Allah’ın varlığının delilleri anlatılmalı. Ateizmi destekleyen ideolojilere bilimsel karşılık verilmeli 

    • Basın ve yayın organları, konferanslar, Cuma hutbeleri gibi büyük topluluklara hitap edilen yerlerde ya da herhangi iki kişi arasındaki konuşmalarda terörü lanetleyen ifadelerde bulunulurken, bu eylemleri gerçekleştirenin ‘’PKK’’ olduğu özellikle belirtilmeli 

    • PKK’ya destek veren ülkelere karşı gereken adımlar atılmalı. Gerekirse ilişkiler kesilmeli 

    • PKK’ya destek verenler; TC vatandaşlığından çıkarılmalı, devlet kurumlarında çalışmalarına izin verilmemeli, okullarımızla ilişiği kesilmeli 

    • Ülke çapında olduğu gibi uluslararası alanda da PKK’nın ülkemizi bölmeye çalışan bir terör örgütü olduğunun duyurulması için çalışmalar yapılmalı  

    • PKKKürt milliyetçiliğini çıkarları doğrultusunda kullandığı ve en büyük zulmü yine Kürt kardeşlerimize yaptığı anlatılmalı 

    • Kuran’a göre Müslümanların birlik olması yani İslam Birliği farzdır. PKK; Türkiye, Suriye, Irak ve İran’ın topraklarına göz dikmiştir. Sadece bu dört ülkenin yer aldığı küçük bir İslam Birliği bile PKK’nın kökünün kazınması için yeterli olacaktır. Dolayısıyla hem dünyadaki zulmün durması hem de PKK’nın ortadan kalkması için İslam Birliği savunulmalıdır 

    • Bu adımlar atılırken PKK’ya asla taviz verilmemeli. PKK, ortadan kalkıncaya kadar devam edilmeli. PKK’ya en ufak taviz vermek bile ordumuzu ve milletimizi olumsuz etkileyecektir  

     

    BOZGUNCU PKK VE BİZİM CEVABIMIZ 

    PKK, inkar eden ve bozguncu bir kavimdir. Kürt kardeşlerimizin sözde iyiliği adına hareket ettiklerini ifade etmektedirler. Kuran’da bir ayette bu durumdan şöyle bahsedilmiştir: 

    Kendilerine: ‘’Yeryüzünde fesat çıkarmayın’’ denildiğinde: ‘’Biz sadece ıslah edicileriz’’ derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler. (Bakara Suresi, 11-12)  

    Bizim ise PKK’ya cevabımız aşağıdaki ayetteki gibi olacaktır: 

    ‘’… Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.’’ (İsra Suresi, 81) 

     

     

     

5 0
8,079 kez okundu
5
0

YORUMLAR

0 Yorum

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan gazihaber sorumlu tutulamaz.

YORUM YAZ

Ad soyad Mail Adresi Yorumunuz